Telefon

Ev Sahibinin Hakları Nelerdir?31.7.2026 13:54:03

Gayrimenkul kiralama süreçleri, hem mülk sahibini hem de mülkü kiralayan kişiyi yakından ilgilendiren, karşılıklı güvene ve yasal mevzuatlara dayanan hukuki bir işlemdir. Türkiye'de kira hukuku, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) çerçevesinde düzenlenmiş olup, her iki tarafın da mağduriyet yaşamaması adına net sınırlar çizmiştir. Genellikle toplumda kanunun tamamen kiracıdan yana olduğuna dair yaygın bir inanış olsa da, yasalar ev sahiplerine (kiraya verenlere) de mülkiyet haklarını koruyabilmeleri için çok güçlü ve spesifik haklar tanımıştır. Ev sahibinin hakları, kira sözleşmesinin imzalandığı andan itibaren başlar ve sözleşmenin usulüne uygun şekilde sona ermesine kadar devam eder.

Bir ev sahibinin en temel ve birincil hakkı, sözleşmede belirlenen kira bedelini zamanında ve eksiksiz olarak tahsil etmektir. Kira bedeli, tarafların serbest iradesiyle belirlenir ancak artış oranları kanunların belirlediği yasal sınırlar (TÜFE on iki aylık ortalaması vb.) dahilinde yapılmak zorundadır. Ev sahibi, kiracının kira ödemelerini düzenli yapmasını bekleme hakkına yasal olarak sonuna kadar sahiptir. Bununla birlikte, mülk sahibinin hakları sadece finansal beklentilerle sınırlı değildir. Ev sahibi, mülkünün özenle, sözleşmedeki amaca uygun olarak ve zarar verilmeden kullanılmasını talep etme hakkına sahiptir.

Ev sahibinin haklarını detaylandırmak gerekirse şu temel maddeler ön plana çıkar:

  • Zamanında ve Eksiksiz Kira Alma Hakkı: Ev sahibi, kira sözleşmesinde belirtilen tarihlerde kira bedelinin hesabına yatırılmasını talep edebilir. Ödemelerin gecikmesi veya eksik yapılması, ev sahibine hukuki yollara başvurma ve nihayetinde tahliye talep etme hakkı verir.
  • Mülkün Özenle Kullanılmasını Talep Etme Hakkı: Kiracı, kiraladığı taşınmazı kendi malıymış gibi özenle kullanmak, apartman veya site kurallarına uymak ve komşulara saygı göstermek zorundadır. Ev sahibi, mülküne kasten veya ağır ihmal sonucu zarar verilmesi durumunda sözleşmeyi feshetme ve oluşan zararın tazminini talep etme hakkına sahiptir.
  • Depozito (Güvence Bedeli) İsteme Hakkı: Ev sahibi, olası zararlara veya ödenmeyen aidat/faturalara karşı güvence oluşturması amacıyla kiracıdan yasal olarak en fazla üç aylık kira bedeli tutarında depozito talep edebilir. Bu bedel, yasa gereği vadeli bir tasarruf hesabına yatırılmalıdır.
  • Mülkte İnceleme Yapma Hakkı: Ev sahibi, mülkü satmak istediğinde veya sözleşme bitimine yakın yeniden kiraya vereceği durumlarda, kiracıya önceden makul bir süre zarfında haber vermek şartıyla evi potansiyel alıcılara veya yeni kiracılara gösterme hakkına sahiptir. Ayrıca, mülkte yapılması zorunlu olan bakım ve onarımlar için de eve girme hakkı bulunur.
  • Zararların Tazminini İsteme Hakkı: Kira sözleşmesi sona erdiğinde ev sahibi, mülkünü olağan kullanımdan kaynaklanan yıpranmalar haricinde, teslim ettiği gibi geri alma hakkına sahiptir. Eğer evde hor kullanımdan kaynaklı (kırık kapılar, parçalanmış parkeler, tahrip edilmiş tesisat vb.) hasarlar varsa, ev sahibi bu zararı depozitodan kesebilir; zarar depozitoyu aşıyorsa dava yoluyla ek tazminat talep edebilir.
  • İzinsiz Alt Kiralama ve Devirleri Engelleme Hakkı: Ev sahibinin yazılı onayı olmaksızın kiracı, mülkü bir başkasına kiralayamaz (alt kira) veya kullanım hakkını devredemez. Ev sahibi, böyle bir durum tespit ettiğinde sözleşmeyi derhal ve haklı nedenle feshedebilir. Airbnb gibi günlük kiralama platformları üzerinden yapılan izinsiz kiralamalar da bu kapsama girer ve ev sahibine tahliye hakkı doğurur.

Ev sahiplerinin bu haklarını kullanabilmeleri için en önemli kriter, imzalanan kira sözleşmesinin detaylı, anlaşılır ve kanunlara uygun hazırlanmış olmasıdır. Sözleşmede yer almayan veya yasalara aykırı olan özel maddeler, uyuşmazlık durumunda mahkemelerce geçersiz (batıl) sayılabilmektedir.

Kira hukuku ile ilgili konularda detaylı bilgi sahibi olmak için “Kira Hukuku Güncel Rehber 2026” başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.

Kiracının Hakları Nelerdir?

Türk Borçlar Kanunu, sosyal devlet anlayışının bir gereği olarak, barınma hakkının kutsallığını ve kiracının nispeten daha zayıf konumda olmasını göz önünde bulundurarak kiracılara çok geniş çaplı koruyucu haklar sunmuştur. Kiracının hakları, mülk sahibinin keyfi uygulamalarına karşı yasal bir kalkan görevi görür. Kiracı, kirasını düzenli ödediği ve sözleşme şartlarına riayet ettiği sürece, kanunun sağladığı güvencelerden tam anlamıyla faydalanır.

Bir kiracının en temel hakkı, kiraladığı taşınmazı sözleşme süresi boyunca, sözleşmede belirtilen amaca uygun olarak, huzur ve güven içinde kullanmaktır. Ev sahibi, kiralama işlemi gerçekleştikten sonra mülkün kullanımına keyfi olarak müdahale edemez. Kiracının hakları şu başlıklar altında toplanabilir:

  • Kullanıma Elverişli Teslim Alma ve Bulundurma Hakkı: Ev sahibi, mülkü sözleşmede anlaşılan şartlara uygun, ayıpsız ve oturmaya/kullanıma elverişli bir şekilde teslim etmek zorundadır. Çatı akması, tesisatın bozuk olması, ısınma sisteminin çalışmaması gibi mülkün kullanımını ciddi şekilde etkileyen temel sorunlar (ayıplar) varsa, kiracı ev sahibinden bunların onarılmasını talep edebilir. Ev sahibi bu sorunları çözmezse, kiracı sözleşmeyi haklı nedenle feshedebilir veya mahkeme kararıyla onarımı kendisi yaptırıp bedelini kiradan düşebilir.
  • Keyfi Tahliyeden Korunma Hakkı: Bir yıllık veya belirli süreli kira sözleşmelerinin süresinin bitmesi, ev sahibine "süre bitti, evden çık" deme hakkı vermez. Türk Borçlar Kanunu'na göre, kiracı sözleşme bitiminden en az 15 gün önce yazılı olarak çıkacağını bildirmezse, kira sözleşmesi aynı şartlarla otomatik olarak birer yıl uzar. Ev sahibi ancak kanunda açıkça belirtilen sınırlı ve haklı sebeplerin varlığı halinde tahliye davası açabilir.
  • Gizlilik ve Özel Hayata Saygı Hakkı: Mülkün kullanım hakkı kiracıya geçtikten sonra, ev sahibi kiracının izni veya haberi olmadan eve giremez. Hatta ev sahibinde mülkün yedek anahtarı dahi bulunmamalıdır; bulunsa bile kiracının onayı olmadan kapıyı açıp içeri girmesi "konut dokunulmazlığını ihlal" suçunu oluşturur ve Türk Ceza Kanunu kapsamında cezai yaptırımlara tabidir.
  • Depozitonun İadesini Talep Etme Hakkı: Kira sözleşmesi usulüne uygun olarak sona erdiğinde ve evde hor kullanımdan kaynaklı bir hasar yoksa, ayrıca ödenmemiş kira veya aidat borcu bulunmuyorsa, kiracı verdiği depozitonun (güvence bedelinin) tamamını geri alma hakkına sahiptir.
  • Yan Giderlerin Karşılanması: Mülkün kullanımıyla doğrudan ilgili olmayan, mülkün değerini artıran esaslı tamiratlar, bina demirbaş giderleri, dış cephe mantolama, asansör yenileme gibi ana gayrimenkule ait kalıcı masraflar kiracıya ait değildir. Kiracı yalnızca elektrik, su, doğalgaz gibi kendi kullanımından doğan faturalardan ve günlük temizlik/bakım niteliğindeki normal apartman aidatlarından sorumludur.
  • Zorunlu ve Faydalı Masrafları Talep Hakkı: Kiracı, ev sahibinin bilgisi ve onayı dahilinde mülkün değerini artıran zorunlu veya faydalı bir takım kalıcı masraflar yaptıysa (örneğin eskiyen tesisatı tamamen yenilemek gibi), sözleşme bitiminde bu masrafların mülke kattığı değer oranında ev sahibinden bedelini talep edebilir.

Ev Sahibi Kiracıyı Hangi Durumlarda Evden Çıkarabilir

Kira sözleşmelerinde genel kural, sözleşmenin kiracı istediği sürece devam etmesidir. Ancak yasa koyucu, mülkiyet hakkını da gözeterek ev sahibine bazı spesifik ve kanıtlanabilir durumlarda sözleşmeyi tek taraflı feshetme ve tahliye davası açma hakkı tanımıştır. Ev sahibi kiracıyı hangi durumlarda evden çıkarabilir sorusunun cevabı, tamamen Türk Borçlar Kanunu'nda sayılan sınırlı sebeplere dayanır. Bu sebepler dışında keyfi bir tahliye kesinlikle mümkün değildir.

1. İhtiyaç (Gereksinim) Nedeniyle Tahliye: Ev sahibinin kendisinin, eşinin, altsoyunun (çocukları, torunları), üstsoyunun (anne, baba, büyükanne, büyükbaba) veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilerin barınma (veya iş yeri) ihtiyacı doğarsa tahliye davası açılabilir. Ancak bu ihtiyacın "gerçek, samimi ve zorunlu" olması şarttır. Mahkemeler, ev sahibinin başka bir evi olup olmadığını, mevcut evinin durumunu detaylıca araştırır. Eğer ihtiyaç nedeniyle kiracı çıkarılırsa, ev sahibi haklı bir sebep olmaksızın o evi 3 yıl boyunca eski kiracısından başkasına kiralayamaz. Kiralarsa, eski kiracıya tazminat ödemek zorunda kalır.

2. Yeni Malikin (Yeni Ev Sahibinin) İhtiyacı: Kiradaki ev satıldığında, içindeki kiracının hakları devam eder. Yeni malik, kira sözleşmesini devralmış sayılır. Ancak yeni malikin kendisinin veya birinci derece yakınlarının evi kullanma zorunluluğu varsa, tapuyu devraldığı tarihten itibaren 1 ay içinde kiracıya noter kanalıyla ihtarname çekerek, 6 ay sonra tahliye davası açma hakkına sahiptir. İsterse 1 ay içinde ihtar çekmek yerine, mevcut kira sözleşmesinin bitiş tarihini bekleyip bir ay içinde de dava açabilir.

3. 10 Yıllık Uzama Süresinin Dolması: Kanun, kiracıları korusa da ev sahiplerine de "10 Yıllık Kiracı" kuralı ile bir çıkış kapısı sunar. Bir yıllık sözleşme yapıldıktan sonra, sözleşme otomatik olarak 10 kez uzamışsa (yani kiralama üzerinden toplam 11 yıl geçmişse), ev sahibi 10 yıllık uzama süresinin bitiminden en az 3 ay önce ihtarname çekmek şartıyla, hiçbir gerekçe göstermeksizin kiracıyı tahliye edebilir.

4. Yazılı Tahliye Taahhütnamesi ile Tahliye: Kiracı, kira sözleşmesi yapıldıktan (ve mülk kendisine teslim edildikten) sonraki bir tarihte, evi belli bir tarihte boşaltacağına dair kendi özgür iradesiyle yazılı bir belge imzalarsa, buna tahliye taahhütnamesi denir. Geçerli bir tahliye taahhütnamesi varsa, ev sahibi bu tarihin gelmesinden itibaren 1 ay içinde icra dairesine veya mahkemeye başvurarak kiracıyı hızlıca tahliye ettirebilir. Tahliye taahhütnamesinin geçerli olması için mutlaka kira sözleşmesinden sonraki bir tarihte imzalanmış olması elzemdir.

5. Yeniden İnşaa ve İmar Nedeniyle Tahliye: Kiralanan mülkün yıkılıp yeniden yapılması, esaslı bir onarımdan geçmesi veya genişletilmesi gerekiyorsa ve bu inşaat çalışmaları sırasında mülkün içinde oturulması veya kullanılması imkansızsa, ev sahibi tahliye davası açabilir. İnşaat bittikten sonra, mülkün yeni haliyle ve yeni kira bedeliyle öncelikli olarak eski kiracıya kiralanması teklif edilmek zorundadır.

6. Kiracının veya Eşinin Aynı İlçede Evinin Bulunması: Eğer kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin, kiralanan ev ile aynı ilçe veya belde belediye sınırları içerisinde oturmaya elverişli kendi tapulu evi varsa ve ev sahibi sözleşme kurulurken bunu bilmiyorsa, sözleşmenin bitiminden itibaren bir ay içinde tahliye davası açabilir.

Kiracı Kirayı Ödemezse Ne Yapılır?

Kira ilişkisinde ev sahibinin en sık karşılaştığı sorunların başında kira bedelinin ödenmemesi veya sürekli geciktirilmesi gelir. Bir ev sahibinin en büyük endişesi olan "kiracı kirayı ödemiyor, ne yapmalıyım?" sorusunun hukuki prosedürü son derece nettir ve adımların eksiksiz atılması gerekir. Kiracı kirayı ödemezse, ev sahibinin duygusal hareket etmek, elektriği/suyu kesmek, kapı kilidini değiştirmek veya kiracıyı tehdit etmek gibi yasa dışı yollara başvurması kendi aleyhine ciddi sonuçlar doğurur (tazminat ve hapis cezası riskleri). Bunun yerine izlenmesi gereken yasal ve en etkili hukuki adımlar şunlardır:

1. Temerrüt İhtarı (30 Günlük Süre Verilmesi): Kiracı kiranın tamamını veya bir kısmını vadesinde ödemediği an yasal olarak temerrüde (gecikmeye) düşmüş olur. Bu durumda ev sahibinin atması gereken ilk adım, noter aracılığıyla kiracıya bir ihtarname göndermektir. Gönderilecek bu ihtarnamede; ödenmeyen kira bedelinin (ve varsa yan giderlerin/aidatların) hangi aylara ait olduğu açıkça belirtilmeli ve bu borcun ödenmesi için konutlarda 30 günlük yasal süre tanınmalıdır. İhtarnamede, "borcun bu 30 gün içinde ödenmemesi halinde sözleşmenin feshedileceği ve tahliye davası açılacağı" ihtarı mutlaka yer almalıdır.

2. Tahliye Talepli İcra Takibi (İlamsız İcra): Noter ihtarı yerine uygulamada en çok tercih edilen, en hızlı ve etkili yöntem "İcra Dairesi aracılığıyla tahliye talepli ilamsız icra takibi" (Örnek No: 13) başlatmaktır. Ev sahibi veya avukatı, ilgili icra müdürlüğüne başvurarak ödenmeyen kiralar için takip başlatır. İcra dairesi, kiracıya bir ödeme emri gönderir. Bu ödeme emrinde kiracıya iki seçenek sunulur:

  • 7 Gün İçinde İtiraz Etme: Kiracı "benim böyle bir borcum yok" veya "kira miktarında hata var" diyerek 7 gün içinde borca itiraz edebilir. İtiraz haksız ise, ev sahibi İcra Hukuk Mahkemesi'nde 'itirazın kaldırılması ve tahliye' davası açarak sürecin %20 oranında icra inkar tazminatı ile kiracı aleyhine sonuçlanmasını sağlayabilir.
  • 30 Gün İçinde Ödeme Yapma: Kiracı itiraz etmezse, borcu ödemek için 30 gün (konutlar ve çatılı işyerleri için) süresi vardır.

Kira hukuku kapsamında kiracı bu 30 günlük yasal süre içerisinde ödenmemiş kira bedelini, işlemiş faizini ve icra masraflarını eksiksiz olarak icra dosyasına öderse tahliye engellenir, ancak ev sahibi o kira yılı içinde haklı bir ihtar elde etmiş olur.

3. Tahliye Davasının Açılması ve Zorla Çıkarma: İcra dairesinden gönderilen ödeme emrine (veya noter ihtarına) rağmen kiracı 30 günlük yasal süre içinde borcunu ödemez veya eksik öderse (örneğin sadece ana parayı ödeyip, takip masraflarını ödemezse), ev sahibinin sözleşmeyi tek taraflı feshetme ve tahliye hakkı doğar. Sürenin bitiminin hemen ardından ev sahibi, İcra Hukuk Mahkemesi'nde Tahliye Davası açar (eğer takip üzerinden gidildiyse). Borcun ödenmediği icra dosyası ile sabit olduğundan bu dava genellikle tek veya iki celsede, kısa sürede sonuçlanır.

Mahkeme tahliye kararı verdikten sonra, bu karar ilgili icra dairesine sunulur. İcra memurları, gerekirse polis marifeti ve çilingir yardımıyla eve giderek, eşyaları yasal yollarla dışarı çıkarır ve gayrimenkulü boş bir şekilde mülk sahibine teslim eder.

4. İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye: Bazen kiracılar, icra takibi veya ihtarname gelir gelmez (30 gün dolmadan) kiralayıp öderler ve böylece temerrüde dayalı tahliyeden kurtulurlar. Ancak kanun koyucu bu şekilde sürekli kirayı geciktirip ev sahibini yoran kiracılar için "İki Haklı İhtar" kuralını getirmiştir. Eğer bir kiracı, aynı kira yılı içerisinde, farklı aylara ait kira bedellerini geciktirir ve ev sahibi tarafından kendisine iki defa haklı ihtarname (veya icra ödeme emri) çekilmesine sebebiyet verirse, ev sahibi o kira yılının bitiminden itibaren bir ay içinde, sırf bu "iki haklı ihtara" dayanarak tahliye davası açabilir.

Kiralama süreçleri profesyonellik ve yasalara sıkı sıkıya bağlılık gerektirir. İster ev sahibi olun ister kiracı, haklarınızı ve sorumluluklarınızı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde bilmek, muhtemel uyuşmazlıkları başlamadan önlemenin ve hukuki güvencenizi sağlamanın yegâne yoludur. Karşılaşılan sorunlarda süreci kendi başınıza yönetmek yerine, sürelerin ve tebligatların kritik önem taşıdığı bu alanda uzman bir gayrimenkul avukatından destek almak, ileride yaşanabilecek maddi ve manevi kayıpların önüne geçecektir.

İlginizi Çekebilecek Diğer Makaleler

  • İşten Çıkarılma Hakları Nelerdir?
    4857 Sayılı İş Kanunu, işçi statüsünde çalışan bireyleri mağduriyetlere karşı korumak amacıyla geniş kapsamlı haklar tanımlamıştır.
  • IBAN Kiralamanın Hukuki Sonuçları Nelerdir?
    IBAN kiralayan kişi, hesabından geçen paranın kaynağını ve nereye gittiğini kontrol edemediği için, o hesap üzerinden işlenen tüm suçlara doğrudan veya dolaylı olarak ortak kabul edilmektedir.
  • Miras Hukuku Nedir? Miras Paylaşımı Nasıl Yapılır?
    Miras hukuku, bir gerçek kişinin ölümü veya gaipliğine karar verilmesi durumunda, o kişiye ait malvarlığının, alacakların ve borçların kimlere, hangi oranlarda ve nasıl intikal edeceğini düzenleyen özel hukuk dalıdır.
 
Atatürk Mah. Ertuğrul Gazi Sok. Metropol İstanbul A Blok Apt No:2E Kat:21 Daire:331 Ataşehir / İstanbul
Instagram