Telefon

Kira Sözleşmesi Yenilenmezse Ne Olur?19.7.2026 14:19:51

Ev sahipleri ve kiracılar arasındaki hukuki ilişkinin temelini oluşturan kira sözleşmeleri, her iki tarafın da haklarını ve yükümlülüklerini güvence altına alan en önemli belgedir. Ancak gayrimenkul piyasasında en çok kafa karışıklığı yaratan ve arama motorlarında sıklıkla araştırılan konuların başında, sözleşme süresinin dolmasıyla birlikte ortaya çıkan hukuki durumlar gelmektedir. Kira sözleşmesi yenilenmezse ne olur, 1 yıllık kontrat bitince ev sahibi kiracıyı çıkarabilir mi veya sözleşme otomatik olarak uzar mı gibi sorular, her gün binlerce kişi tarafından merak edilmektedir.

Türk Borçlar Kanunu (TBK), konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracıyı koruyan özel hükümler barındırır. Toplumdaki genel kanının aksine, bir kira sözleşmesinin süresinin bitmesi, o sözleşmenin kendiliğinden sona erdiği veya ev sahibinin kiracıyı derhal evden veya işyerinden çıkarabileceği anlamına gelmez. Hukuki düzenlemelere göre, konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmenin sona ermesi ve yenilenmesi belirli kurallara bağlanmıştır.

Kiracının Bildirim Yükümlülüğü ve Otomatik Uzama Türk Borçlar Kanunu Madde 347'ye göre; belirli süreli kira sözleşmelerinde, kiracı sözleşme süresinin bitiminden en az 15 gün önce yazılı olarak sözleşmeyi feshedeceğini (yenilemeyeceğini) bildirmezse, kira sözleşmesi aynı koşullarla 1 yıl daha uzatılmış sayılır. Yani, kira sözleşmesinin bitiş tarihi geldiğinde taraflar yeni bir sözleşme imzalamasa veya aralarında herhangi bir görüşme geçmese dahi, mevcut kontrat yasal olarak birer yıllık dilimler halinde kendini yeniler.

Bu durum ev sahipleri açısından şu anlama gelir: Ev sahibi, sırf "sözleşme süremiz doldu, artık evimi/işyerimi boşalt" diyerek kiracıyı tahliye edemez. Sözleşmenin bitiş tarihi ev sahibine doğrudan bir tahliye hakkı vermez.

Kira Artış Oranı Nasıl Belirlenir? Sözleşme otomatik olarak yenilendiğinde, kiracının yükümlülükleri aynı kalmakla birlikte, kira bedelinde kanuni sınırlar çerçevesinde bir artış yapılması gerekir. Yenilenen kira döneminde uygulanacak kira bedeli, taraflar arasında aksi yönde bir anlaşma yoksa, bir önceki kira yılının Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla belirlenir. Taraflar yeni bir kontrat imzalamasa bile, kanuni artış oranının uygulanmasıyla sözleşme geçerliliğini korumaya devam eder.

Ev Sahibinin Sözleşmeyi Yenilememe Hakkı: 10 Yıllık Uzama Süresi Ev sahibinin sırf süre bitimi nedeniyle sözleşmeyi sona erdirme hakkı oldukça kısıtlıdır. Ancak kanun koyucu, ev sahibinin mülkiyet hakkını sonsuza dek kısıtlamamak adına "10 yıllık uzama süresi" kuralını getirmiştir. Buna göre; 1 yıllık kira sözleşmesi kendi kendini yenileyerek 10 yıllık bir uzama süresini doldurursa (yani toplamda 11 yıl geçerse), ev sahibi 10 yıllık uzama süresinin bitiminden itibaren, her bir yeni uzama yılının bitiminden en az 3 ay önce yazılı bildirimde bulunmak şartıyla, herhangi bir sebep (gerekçe) göstermeksizin sözleşmeyi feshedebilir.

Kira sözleşmesinin fiziksel olarak yeniden kağıt üzerinde imzalanıp yenilenmemesi sözleşmenin iptali anlamına gelmez, kanun devreye girerek kiracıyı korur ve sözleşmeyi otomatik olarak uzatır.

Kira hukuku ile ilgili tüm konularda bilgi sahibi olmak için “Kira Hukuku Güncel Rehber 2026” başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.

Kira Sözleşmesi Tek Taraflı Feshedilebilir mi?

Kira ilişkisinin sürdürülemez hale geldiği durumlarda veya tarafların kişisel planlarında meydana gelen değişikliklerde "Kira sözleşmesi tek taraflı feshedilebilir mi?" sorusu gündeme gelir. Bu sorunun cevabı, feshetmek isteyen tarafın kiracı mı yoksa kiralayan (ev sahibi) mı olduğuna göre büyük değişiklik gösterir. Türk Borçlar Kanunu, zayıf taraf olarak gördüğü kiracıyı koruma eğiliminde olduğu için, fesih şartlarını ev sahipleri için oldukça sıkı, kiracılar için ise daha esnek tutmuştur.

Kiracının Tek Taraflı Fesih Hakkı Kiracı, belirli süreli bir kira sözleşmesini, sürenin bitimine en az 15 gün kala ev sahibine yazılı bir bildirimde bulunarak hiçbir gerekçe göstermeden tek taraflı olarak feshedebilir. Bu işlem ihtarname ile yapıldığında ispat kolaylığı sağlar.

Ancak sorun, kiracının sözleşme süresi bitmeden, erken tahliye yapmak istemesi durumunda ortaya çıkar. Kiracı, sözleşme süresi dolmadan evden çıkmak isterse, kural olarak sözleşme sonuna kadar olan kira bedellerinden sorumlu olmaya devam eder. Fakat kanun burada hakkaniyetli bir çözüm sunarak "makul süre" kavramını devreye sokar. Kiracı anahtarı teslim edip evi tahliye ettikten sonra, o evin benzer koşullarda yeniden kiraya verilebileceği makul süre boyunca kira ödemekle yükümlüdür. Eğer kiracı, evden çıkarken kendi yerine geçecek, ödeme gücüne sahip ve ev sahibi tarafından kabul edilebilir yeni bir kiracı bulursa, bu makul süre tazminatını ödemekten de kurtulur.

Ev Sahibinin Tek Taraflı Fesih Hakkı Ev sahibinin kontratı tek taraflı olarak, canı istediği zaman veya salt "daha yüksek kiraya vereceğim" düşüncesiyle feshetmesi yasal olarak mümkün değildir. Ev sahibinin kira sözleşmesini tek taraflı olarak feshedebilmesi ve tahliye isteyebilmesi için kanunda açıkça sayılan haklı sebeplere dayanması ve bu süreci genellikle dava yoluyla yürütmesi gerekir. Ev sahibine tek taraflı fesih hakkı veren başlıca haller şunlardır:

  • İhtiyaç Nedeniyle Tahliye: Ev sahibinin kendisi, eşi, altsoyu (çocukları), üstsoyu (anne-babası) veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu kişilerin konut veya işyeri ihtiyacı doğarsa, sözleşme bitiminden itibaren açacağı bir dava ile sözleşmeyi feshedebilir. Ancak bu ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması mahkeme tarafından aranır. İhtiyaç sebebiyle kiracıyı çıkaran ev sahibi, haklı bir sebep olmaksızın o evi 3 yıl boyunca eski kiracısından başkasına kiralayamaz.
  • Yeniden İnşaa ve İmar: Kiralanan yerin yeniden inşası veya esaslı onarımı gerekiyorsa ve bu süreçte içeride oturmak imkansızsa sözleşme feshedilebilir.
  • İki Haklı İhtar: Kiracı bir kira yılı içerisinde kirasını zamanında ödemediği için ev sahibi tarafından iki kez haklı ihtarname (noter kanalıyla) gönderilmişse, kira yılının bitiminden itibaren 1 ay içinde tahliye davası açılarak sözleşme feshedilebilir.
  • Temerrüt (Ödememe) Nedeniyle Fesih: Kiracı kirayı ödemezse, ev sahibi yazılı olarak (genellikle icra takibi ile) 30 günlük süre verir. Bu sürede borç ödenmezse ev sahibi sözleşmeyi tek taraflı olarak haklı nedenle feshederek icra mahkemesinden tahliye talep edebilir.
  • Geçerli Tahliye Taahhütnamesi: Kiracı, kiralanan yeri belirli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlenmişse (tahliye taahhütnamesi), ev sahibi bu tarihten başlayarak 1 ay içinde icraya başvurarak veya dava açarak sözleşmeyi sonlandırabilir.

Kira hukuku kapsamında ihtar veya mahkeme kararı olmadan ev sahibinin "sözleşmeyi iptal ettim, evimi boşalt" şeklindeki tek taraflı beyanı hukuken geçersizdir.

Kira Sözleşmesi Devredilebilir mi?

Özellikle ticari hayatta işletmelerin el değiştirmesi veya konut kiracılarının beklenmedik tayin, taşınma gibi durumlarında "Kira sözleşmesi devredilebilir mi?" konusu büyük önem taşır. Kira sözleşmesinin devri, mevcut kiracının sözleşmeden doğan tüm hak ve borçlarını üçüncü bir kişiye aktarması ve kendisinin sözleşmeden çıkması anlamına gelir. Bu konu, konutlar ve işyerleri için farklı hukuki dinamiklere sahiptir.

Konut Kiralarında Devir Şartları Türk Borçlar Kanunu'na göre konut kiralarında kiracının kira sözleşmesini bir başkasına devredebilmesi veya kiralanan yeri bir başkasına alt kiracı olarak verebilmesi için ev sahibinin yazılı rızası şarttır. Ev sahibi, hiçbir gerekçe göstermek zorunda kalmaksızın sözleşmenin devrine veya alt kiraya verilmesine onay vermeyebilir.

Eğer kiracı, ev sahibinin yazılı onayını almadan evi bir başkasına devreder veya kiralarsa, bu durum sözleşmeye aykırılık teşkil eder. Ev sahibi bu durumu öğrendiğinde kiracıya sözleşmeye aykırılığı gidermesi için süre verir, aksi takdirde sözleşmeyi haklı nedenle feshederek evde bulunan üçüncü kişinin tahliyesini isteyebilir.

Çatılı İşyeri Kiralarında Devir ve Ev Sahibinin İzni İşyeri kiralarında durum ticari hayatın akışını korumak adına biraz daha farklı düzenlenmiştir. İşyeri kiracısı da kural olarak işyerini devretmek için mülk sahibinin yazılı rızasını almak zorundadır. Ancak konutlardan farklı olarak kanun, işyeri mülk sahibine şu kısıtlamayı getirmiştir: "Kiraya veren, işyeri kiralarında haklı sebep olmadıkça bu rızayı vermekten kaçınamaz."

Yani bir kafe, mağaza veya ofis işleten kiracı, dükkanını içindeki eşyalar ve kira hakkıyla birlikte devretmek istediğinde; yeni gelecek kiracının ödeme gücü eskisinden kötü değilse, işyerinin kullanım amacı değişmeyecekse veya mülk sahibine zarar verecek bariz bir durum yoksa, mülk sahibi bu devri keyfi olarak reddedemez. Reddetmesi durumunda kiracı mahkemeye başvurarak devir için hakimin onayını talep edebilir.

Devreden Kiracının Sorumluluğu Ne Zaman Biter? İşyeri kira sözleşmesini ev sahibinin izniyle devreden eski kiracı, "devrettim artık kurtuldum" diyemez. Kanun, mülk sahibini korumak adına çok önemli bir güvenlik mekanizması kurmuştur: İşyeri kiralarında, kira sözleşmesini devreden eski kiracı, devralan yeni kiracı ile birlikte en fazla iki yıl süreyle müteselsilen (ortaklaşa) sorumlu olmaya devam eder. Eğer yeni kiracı bu iki yıllık süreçte kiraları ödemezse, mülk sahibi alacağını eski kiracıdan da talep edebilir. Bu durum, işyeri devirlerinde eski kiracıların çok dikkatli olmasını ve güvendikleri kişilere devir yapmalarını gerektirir.

Kira Sözleşmesi Olmazsa Ne Olur?

Halk arasında en yaygın yanılgılardan biri, kira sözleşmesinin mutlaka matbu bir evrak üzerinde, imzalı ve kaşeli olmak zorunda olduğu inancıdır. "Kira sözleşmesi olmazsa ne olur?", "Yazılı kontratı olmayan kiracıyı nasıl çıkarırım?" veya "Sözlü kontratla evde oturuyorum, haklarım nelerdir?" gibi endişeler sıklıkla yaşanır.

Sözlü Kira Sözleşmesinin Hukuki Geçerliliği Türk Borçlar Kanunu sistematiğinde, kira sözleşmelerinin geçerliliği herhangi bir şekil şartına bağlanmamıştır. Yani kira sözleşmesi yapmak için yazılı bir belge zorunlu değildir; sözleşme sözlü olarak da kurulabilir ve hukuken tamamen geçerlidir. Tarafların kiranın miktarında, ödeme zamanında ve kiralanan mülkte anlaşmış olması ve mülkün anahtarının kiracıya teslim edilip kiranın ödenmeye başlanması, ortada geçerli bir kira ilişkisi olduğunu kanıtlar.

Dolayısıyla, "yazılı kira sözleşmemiz yok, o halde kiracı sayılmam" veya ev sahibi açısından "kontrat yapmadık, istediğim zaman polis zoruyla çıkarırım" gibi düşünceler tamamen hukuka aykırıdır. Yazılı bir belgenin olmaması, TBK'nın kiracıyı koruyan ve yukarıda detaylandırılan (otomatik uzama, fesih şartları vb.) hiçbir hakkını ortadan kaldırmaz.

Yazılı Olmayan Sözleşmelerde Yaşanan Temel Sorun: İspat Kira sözleşmesinin olmazsa olmazı yazılı evrak olmasa da, yazılı kontratın bulunmaması taraflar için çok büyük hukuki riskler barındırır. Ortada yazılı bir belge olmadığında ortaya çıkan en büyük sorun ispat yükümlülüğüdür. Mahkemeye yansıyan uyuşmazlıklarda şu konularda büyük çatışmalar yaşanır:

  • Kira başlangıç tarihi tam olarak ne zamandır? (Ev sahibinin 10 yıllık uzama veya fesih haklarını kullanabilmesi için bu tarih kritik öneme sahiptir.)
  • Aylık kira bedeli ne kadardır ve ayın kaçında ödenecektir?
  • Depozito (güvence bedeli) verilmiş midir, verildiyse ne kadardır?
  • Ev teslim edilirken demirbaşların durumu (boya, kombi, kapılar vb.) nasıldı?

Kontratsız (Yazılı Belgesiz) Kiracı Nasıl Çıkarılır? Yazılı bir sözleşme olmamasına rağmen, kiracı kiranın ödendiğine dair banka dekontları, PTT makbuzları veya tanık beyanlarıyla o evde kiracı sıfatıyla oturduğunu ispatlayabilir. Özellikle banka açıklamasına "Ocak ayı kira bedeli" yazılarak gönderilen bir EFT, tek başına kira ilişkisinin en güçlü kanıtıdır.

Yazılı sözleşmesi olmayan bir kiracıyı tahliye etmek, yazılı sözleşmesi olanı tahliye etmekle aynı yasal prosedürlere tabidir. Ev sahibi ancak yasanın öngördüğü; kiracının kirayı ödememesi (temerrüt), ihtiyaç nedeniyle tahliye, evin satılması durumunda yeni malikin ihtiyacı gibi haklı sebeplere dayanarak ve dava açarak tahliye talep edebilir. "Kontratımız bitti veya hiç yapmadık, derhal boşalt" diyerek haksız yere kiracının eşyalarını dışarı atmak, kilidi değiştirmek veya elektriğini/suyunu kesmek Türk Ceza Kanunu kapsamında "Hakkı Olmayan Yere Tecavüz" ve "Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma" gibi suçları oluşturabilir.

Kira hukuku son derece hassas dengeler üzerine kurulmuştur. İster kiracı ister ev sahibi olun, kulaktan dolma bilgilerle hareket etmek telafisi güç maddi ve manevi zararlara yol açabilir. Yazılı bir kira sözleşmesi yapmamak her iki tarafı da güvensiz bir alana iterken; sözleşmenin süresinin dolması, kiracının derhal tahliyesi anlamına gelmemektedir. Olası uyuşmazlıkların önüne geçmek için her zaman detaylı, tüm şartların açıkça belirtildiği, demirbaş listesinin eksiksiz tutulduğu yazılı kontratlar düzenlenmeli ve tahliye süreçlerinde mutlaka hukuki danışmanlık alınarak yasal prosedürlere birebir uyulmalıdır.

İlginizi Çekebilecek Diğer Makaleler

  • Kiracı Hakları Nelerdir? 2026 Güncel Rehber
    Kiracı hakları sadece kira ödemekle sınırlı değildir. Sözleşme süresince ev sahibinin tutumu, mülkün durumu, vergi yükümlülükleri ve tahliye süreçleri gibi pek çok başlık kiracının yasal güvencesi altındadır.
  • İşe İade Davası Nedir? Şartları Nelerdir?
    İşe iade davası teknik ve deneyim gerektiren bir dava türüdür.
  • Tapu İptal ve Tescil Davası Nedir?
    Tapu iptal ve tescil davası, kanuna, ahlaka veya usule aykırı olarak düzenlenmiş, gerçek hak durumunu yansıtmayan tapu kayıtlarının hukuka uygun hale getirilmesi amacıyla açılan dava türlerinden biridir.
 
Atatürk Mah. Ertuğrul Gazi Sok. Metropol İstanbul A Blok Apt No:2E Kat:21 Daire:331 Ataşehir / İstanbul
Instagram